Başarı hikayeleri söyleşi serisi....

Başarı hikayeleri söyleşi serisi....

Almanya’nın Berlin kentinden kaleme aldığı başarı öykülerini bizlerle buluşturan yazarımız Nergiz Karakuş bu kez de alanında zirveye çıkmış olan önemli isimlerden birisi olan Nimet Gürbüz ile bir röportaj yaparak başarı hikayeleri söyleşi serisine yeni bir halka ekledi. Aysun Çiçek, Seycan Aslan ve Ayşe Tas Güler’in fotoğrafladığı röportajı beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz.

Profesyonel Yaşam Koçu Nimet Gürbüz İle Söyleşi.

‘Sen Yolla Çık Yol Sana Görünür.’

20200628 152338

Nimet Gürbüz kimdir, bize hayat hikayenizden biraz bahsedermisiniz? Almanya’ ya kaç yaşında geldiniz?

Ben 1974 yıllında Berlin’ de doğdum. İlkokul birinci sınıfı Berlin’ de bittirdikten sonra ikinci sınıftan itibaren annem ve babam Türkiye’ ye kendilerininde yakın zamanda dönme düşüncesi ile beni anneannem ve dedemin yanına Türkiye’ ye yolladılar. Anneannem ve dedemin yanında onaltı yaşıma kadar Burdur’un Karaman’ lı ilçesinde kaldım. Ben Türkiye’ de ilk ve ortaokulu bittirdim, onaltı yaşıma geldiğimde annem ve babam Türkiye’ ye dönme fikrinden vazgeçmişlerdi. Almanya’ da kalma kararı verdikten sonra beni tekrar yanlarına aldılar. Berlin’ e döndüğümde bir bucalama evresi yaşadım. Çünkü iki kültürün arasında büyüyorsunuz, anneanne ve dedemin yanında onların fikirleri ve farklı bir kültür ile büyümüştüm. Anne ve babamın yanında da bir genç kız olarak onların kuralarına uymak zorunda kalmaktan zorlandım. Onaltı yaşında Almanya’ ya gelince, yeterli almanca bilmediğim için bucaladım. Ondan sonra dil eğitimi için hazırlık sınıflarına gittim. Ortaokul diplomamı aldıktan sonra, almancam yeterli olmadığından bir şey ilk zamanlar yapamadım. Yirmi yaşımda da eşimle tanışarak evlendim. Eşim Veli ile samimi bir arkadaşımın aracılığıyla tanıştım.

20200628 230727

Almanca dilini öğrenmekte zorlandınız mı?

Almanca dilini öğrenmekte zorlanmadım, ilk başlarda zorlansamda biraz Almanya’ da doğmam ve birinci sınıfa kadar burda olmamdan dolayı kulak aşinarlığım vardı. Onun için avantajım vardı. Zordu ama imkansız değildi.

20200628 230758

 Peki Almanya’ ya geldiğinizde bir kültür çatışması yaşadınız mı?

Elbete yaşadım, çünkü bulunduğum yer bir küçük ilçe idi. Buraya geldiğimde her şeyden önce anne ve babamın yanında uzun bir aradan sonra tekrar yaşamak zaten benim için kolay olmadı. Uzun zaman onlarda ayrı kalmış sadece senede bir kere anne ve babamı görüyordum. Yaz tatilerinde Almanya’ ya gelerek kardeşlerimle anne ve babamla vakit geçiriyordum. Türkiye’ de tatil üç ay olduğu için, ailemle Türkiye’de tatil yapar ve onlarla iki aylığına Almanya’ ya gelirdim. Böylece onlarla tatilim süresinde zaman geçiriyordum.

IMG 20200621 WA0047

Yirmi yaşında evlendiğinizi söylediniz. Eşiniz’ i Berlin’ de mi tanıdınız?

Evet, eşimle Berlin’ de tanıştım kendisi üniversite öğrencisiydi o zaman kendisi. Eşim Veli ile samimi bir arkadaşımın aracılığıyla tanıştım. İlk başlarda arkadaşça görüştük, bu arkadaşlık zamanla bizi evliliğe taşıdı ve evlendik.

IMG 20200621 WA0051

Almanya’ da Profesyonel Yaşam Koçu ve Bütünsel Nefes Danışmanlığından önce hangi eğitimleri aldınız ve asıl mesleğiniz nedir?

Sosyal alan asistanlığı ana mesleğim. Sosyal alanlarda nerde bize ihtiyaç varsa, oralarda çalışıyoruz. Okularda aileler ile öğretmenler arasında bir köprü oluyoruz, sosyal hizmet uzmanları ile ve kreşlerde çalışıyoruz. Almanya’ da ortaokulu tekrar okudum.

IMG 20200621 WA0055

Kubilay Aktaş hocadan Tasavvuf eğitimi almışsınız. Bize Tasavvuf’ dan biraz bahsedermisiniz? Tasavvuf’un felsefesi nedir?

Tasavvuf bana göre kendini bulma ve bilme yolculuğudur. Tüm aradıklarının, ulaşmak istediklerinin dışarda bir yerlerde değil; insanın kendi içinde ve özünde bulduğunu arayıp bulma yolculuğudur. Kısaca insanın kendine yolculuğudur bana göre.

IMG 20200621 WA0057

Kubilay Aktaş kimdir ve Türkiye’ de mi yaşıyor? Bu hocanızıda kısaca anlatmak istermisiniz?

Kubilay Aktaş Türkiye’ de yaşıyor. O bir yazar ve aynı zamanda da Kadim Bilgelik okulununda kurucularındadır. Kadim şifa tekniklerinin öğreticisidir. Celcelutiye kadim bilgilerin öğreticisidir.

IMG 20200621 WA0067

Kadim Bilgelik Eğitimi nedir?

Kadim bilgelik toplam üç aşamadan oluşur; bir ,iki ve üç olarak iki yıl içerisinde bu üç eğitim aşamasını alarak kadim bilgelik eğitimimi tamamladım. Kadim bilgelik insanın özünde var olan, fakat unutuğu kendini bulma yolludur. Yani insanın sonsuz, sınırsız bir varlık olduğunu, kendi kendine hatırlatmasıdır. Potansiyelini bulma ve bilme yolludur. Sonsuzluğunu bilme yolludur kadim bilgelik.

IMG 20200621 WA0068

Sizce kadim bilgelik atalarımızdan gelen şifa tekniklerimidir?

Evet, çok güzel söylediniz. Bize unuturulan bizde varolan bilgilerin tekrar hatırlatılmasıdır. O kitapların ve o kapıların tekrar açılması. İnsanın sonsuz potansiyelinin yanında şifanında kendisinde mevcut olduğu ve bunu insana hatırlatan bir yoldur.

Kadim bilge ve bu eğitimleri alan biri olarak bize bu kadim bilgilerden bir kaç örnek verebilirmisiniz? Örneğin şifa teknikleri olabilir ya da kadim bilgiler öğretilerinden.

Bu konu ile söyleyebileceğim tek şey nefes, çünkü bu eğitime başlarda bunla başlıyoruz. Nefes Allah’ın ipine tutunmaktır. Kendin de varolanı daha da açığa çıkarabilmek için nefesi büyütmektedir. Yani diyafram nefesi, nefes teknikleri ile yol almaktır. Ne kadar çok nefes o kadar yaradanı kendinde hissetmek, ne kadar çok nefes o kadar az sıkıntı sonsuz ve sınırsız olduğunu bilmenin farkına varmaktır.

20200628 152338

Siz Bütünsel Nefes Danışmanlığı Eğitimlerinde de bu Kadim Bilgilerin ileri derecede aşamalarını mı öğrendiniz? Yoksa aynı bilgilerimi içeriyorlar kendi içlerinde? İkisini arasında ki farkı bize anlatırmısınız?

İkisinin arasında biraz fark var, yol aynı yol ve aynı amaca hizmet eden yollar bunlar. Fakat bu Kadim Bilgelik ve DUSOD Bütünsel Nefes Akademi’ de aldığım eğitimlerde şöyle bir fark var; Kadim bilgelikte şifa nefesleri var. DUSOD Bütünsel’de o herşeyi kapsıyor, nefes teknikleri ile şifalanma var.
Bütünselin içinde koçluk eğitimi, tramva terapi, yaşamın işaretlerini okuma nefes teknikleri eğitimleri hepsini bir çatı altında adından da anlaşıldığı gibi bir bütün olarak tüm kişisel gelişim derslerini bir arada veriyorlar.

20200628 230727

Peki neden DUSOD Eğitim Merkezi’ni seçtiniz? Bu akademiyi tercih etmenizin nedeni nedir?

Ben 2018 ve daha öncesinden de Bülent Gardiyanoğlu’nu Youtub ve sosyal medya hesaplarından takip ederdim. Kitaplarını severek okurdum. Bir takım sorularımın cevaplarını kendisinden almaya başladım. Bu düşünceler ve sıkıntılarda sadece yanlız bende olmadığımı fark ettim. Bu konuları Bülent hoca kitaplarında güzel anlatmıştı. Bülent Gardiyanoğlu 2018 yıllında Berlin’de bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Bende bu atölye çalışmasına katıldım. Ondan sonra birçok şey kafamda oturmaya başladı. Bir takım soruların cevapları gelmeye başladı. Bu bende büyük bir soru işareti ve rahatlama bıraktı. Bu da arkasından bu eğitimleri bana getirdi. Ondan sonra tekrar 2019’ da Bülent Gardiyanoğlu’nun iki günlük bir atölye çalışması daha oldu. Bu atölye çalışmasınada katıldım, daha öncesinden Bülent hocanın belirtiği ve önerdiği Rana Kaplan koçluk verileri vardı. DUSOD Bütünsel Nefes Akademi’yi ve Rana Kaplan koçluk merkezini bu atölye çalışmalarında tanıdım ve buralardan eğitimlerimi almaya karar verdim.

20200628 230758

Rana Kaplan Koçluk Merkezi ile DUSOD Bütünsel Nefes Akademi ile bir bağlantısı var mı?

İkiside aynı yolla hizmet ediyor. Rana Kaplan Koçluk Merkezi profesyonel yaşam koçluğu eğitimleri veriyor. Bu koçluk eğitimini Berlin’ de Rana Kaplan Koçluk Merkez’inden aldım.
DUSOD Bütünsel Nefes Akademi Yurdagül Cengiz’in kurduğu bir akademidir. Bülent Gardiyanoğlu hocamızın tavsiyesi üzerine Rana Kaplan Akademi’ de koçluk eğitimini aldık. Bülent Gardiyanoğlu ve Yurdagül Cengiz hocalarımız beraber çalışıyorlar. DUSOD kurucusu Yurdagül Cengiz hocamız Bülent Gardiyanoğlu’nun Avrupa temsilcisidir. Birbirlerini tanıdıklarından öğrencilerine eğitimler için bu akademiyi öneriyorlar.

IMG 20200621 WA0047

 Yaşam koçluğu eğitimini ne zaman aldınız ve bu yolla girmenize neler etken oldu?

Koçluk eğitimimi mayıs 2019 yıllında aldım. Ekim 20019 da da DUSOD Bütünsel Nefes Danışmanlığı eğitimine başladım. Evlendiğimde eşim üniversite okuyordu, benimde halen mevcut bir mesleğim yoktu. Kendi ailemi kurma, bunun sorumluluğunu almakta da biraz bucaladım. Çünkü ailemin evinde hiç maddi ve evin sorumluluğunu almamıştım. Çok genç yaşta evlendik, ben yirmi, eşim ise yirmiiki yaşındaydı. Sonra oğlumuz oldu, oğlumun cilt hastalığı vardı. Oğlumun doğumundan üç yıl sonra bir kızımız dünya ya geldi. Maddi sorunlar, oğlumun sıkça nükse eden cilt sorunu, çevrenin okul bitti mi, bitmedi mi soruları beni bunaltmıştı. İki çocukla ben arada bir babamın işyerinde çalışıyordum. Sonra hayatımı sorgulamaya başladım, ‘Neden bu sıkıntılar? Kendim için neler yapabilirim?’ gibi sorular kendime sordum. Şimdi kendim için bir şeyler artık yapabilirim dediğim anda karşıma ‘Stadtteilmütter projesi’ çıktı. Onlara meslek için başvuruda bulundum. Onlara uzun zamandır evde olduğumu ve almancamın pek yeterli bulmadığımı ifade ettim. Onlar benim almancamı yeterli bulup benim başvurumu kabul ettiler ve orada ilk mesleğimi yaptım.

2010 yıllında bende guvatır ve bel ağrıları sorunları çıktı. Doktor bana bu hastalıklarımın, kendimi ifade edememden kaynaklandığını söyledi. Bir arkadaşım ben sıkıntılarımın ortasındayken bana, ‘Sen Tasavvuf kelimesini duydun mu?’ dedi. Mevlana’dan, Şemsi Tebrizi’ den bahsetti, bende bu konuları merak etmeye başladım ve bu konular hakkında araştırmalara başladım. Bu öğreti diyordu ki dert sende ama cevapta sende. Bülent Gardiyanoğlu’nu dinlediğimde o da, ‘Ben kendi yaşadıklarımın cevabını kendimde bulduğumda arızalarım düzelmeye başladı.’ diyordu.
Daha sonra karşıma güzel insanlar çıktı, Bülent Gardiyanoğlu Berlin’ de Tiyatromda herkese açık bir seminer vermeye gelmişti. Bende bu seminere gittim ve orda onun bir kitabını aldım. Kitabımı kendisine imzalatım ve o kitaba şunları yazmıştı, ‘Kendini ertelemekten vazgeç!’ diye. ‘Kendimi nerde erteliyorum acaba?’ sorunusunu kendime sordum. Seminerden tam çıkarken, ellimi bir güçlü el tutu ve bana ‘Sen yarın atölye çalışmasına geliyormusun?’ dedi. Bu Yurdagül Cengiz hocamdı, ben ona ‘Hayır, yarın arkadaşımın nişanına gideceğim’ dedim. O da bana, ‘Düğüne gidersin. Sen yarın geliyormusun?’ sorusunu gözümün içine çok kararlı bakarak sordu. Bu beni çok etkilemişti, diğer gün atölye çalışmasına katıldım.
İyi ki Yurdagül hocam o gün ellimi tutmuş ve ondan sonra DUSOD Bütünsel Nefes Danışmanlığı ve Profesyonel Yaşam Koçluğu eğitimlerinin almaya karar verdim ve aldım. Halen bu yoldayım ve devam ediyorum. Berlin’de de Defne Özcan’nın da Tasavvuf konusunda verdiği katkılarıda unutamam ve ona da bir teşekkür borçluyum.

IMG 20200621 WA0051

Yaşam koçluğunun ardından neden Bütünsel Nefes Danışmanlığı eğitimi aldınız? Yaşam koçluğu size yetersiz mi geldi ve Yaşam koçluğu içinde hepsini barındırmıyor mu?

Bu sorunuzda çok güzel. İnsan bu eğitim yeterli dememeli bence, ben demiyorum. Yani insan ruhunu arındırmak için kendinden de bütüne fayda sağlamak için eğitimin ne başı nede sonu vardır. Tabiki Yaşam koçluğu mükemmel bir eğitim, bana çok şey kattı. Ben bunun farkındalığıyla Bülent Gardiyanoğlu ve Yurdagül Cengiz hocalarımıda oradan tanıdığım için onun yollunda oraya kadar gittim. Bazı şeyleri planlamasanızda hayat bunu bir şekilde karşınıza çıkarıyor. Yani Yaşam Koç’luğunun arkasından gelen hem bütünsel, hem de nefesi kapsayan içinde birçok kadim bilgiyide barındıran muazzam bir eğitimdir. DUSOD Bütünsel Nefes Akademi’ de yollumun kesiştiği muazzam akademilerden biridir.

IMG 20200621 WA0051

 Yaşam Koçluğu ve Bütünsel Nefes Danışmanlığı Spiritüalizm’ in dalları oluyorlar. Sizcede bu eğitimleri alan kişi ve kişiler sanki bu yolla girdiğinde eğitim konusunda duyuma ulaşmıyorlar mı? Bir eğitim açlığı kişilerde başlıyor, öğrendikçe daha da öğrenmeye başlıyor, dibi gördükçe o dibe daha da inmeye çalışıyor insan. Sizde de bu böyle mi oldu?

Bu bilgiler çok güzel bilgiler. Yani gelen bilgi size kendinizi öğretiyor, kendinizi bulmanıza yardımcı oluyor. İnsan kendini buldukça, kendini keşf ettikçe ve potansiyelinin farkına vardıkça, bende daha acaba neler var diyerek arayışa çıkıyor. Sadece yiyen içen belirli bir zamanı bu yaşamda geçiren sonrada giden değil de; ben ne kadar sonsuz vede sınırsız varlığım diye de bunun arayışına giriyorsunuz. Yani kendinize doğru yol alıyorsunuz. Kendinize eğer ben sonsuz ve sınırsız isem bana çıkan yollarda sonsuzdur sanırsınız o zaman.

IMG 20200621 WA0055

İnsanoğlu sınırsız bir potansiyele sahiptir. Günümüzde yaygınlaşan bu spiritüalizm yollu ya da felsefesi diyelim buna. İnsanoğlunun kendinde kaybettiği potansiyeli ve yaratıcılığı tekrardan bulma yollu mu ve bulunca neleri dönüştürüyor hayatında?

Buna çok fazla bir şey ekleyemiyeceğim. Çok güzel söylediniz, size teşekkür ederim. Evet, kendini bulma yollu, bütün kainat dörülü ve bükülü insanın içindedir. Eğer öyle ise kainata sonsuz ve sınırsızdır. Bende dörülü ve bükülü olanları vede kapatılmış olanları açtıkça daha açmak istiyorum. İnsanoğlu büyük bir kitap açtıkça diğer bir sayfaya geçerek, bakalım daha neler var diyorsunuz. Bana giden yollarda neler var ve açtıkça, hayrete düştükçe vede mucizeye şahit oldukça devam etmek istiyorsunuz. İnsan hiç mucizeler sonlansın istermi? İstemez, bu nedenle daha neler var diye kendini ve sonsuz bilgileri okumaya devam etmek ister. Şuanda burda eğitim almak için değil, bütün kapılar kitabın sayfaları gibi kendiliğinden açılmaya başladı. Birşeyler sizi çeker ve seçer. Ben seçtim diyemiyorum, zaten bizde olanı hatırlatığı için gidiyoruz.

IMG 20200621 WA0057

 Bu yolda daha neyi amaçlıyorsunuz?

Bu yol beni bana hatırlatığı için bu yollu çok seviyorum. Bu yol içimde ki kireçleri söktü. Onun için şu kadar daha giderim diyemiyeceğim. Ben yoldayım, bu yol beni nereye götürürse ruhumu nereye çekerse ben bu yoldayım. Onun için bu yol şu kadar gider, ben bu yollu bu kadar gideceğim diyerek sınırlamak istemiyorum. Yol beni nereye götürürse ben yoldayım ve bu yolda olduğum içinde sonsuz şükür ederek uyanıyorum her sabah.

IMG 20200621 WA0067

Bir Yaşam Koç’u olarak bir insanda fazla yetenekler olduğu konusunda ki görüşünüz nedir? Bir insan birçok alanda başarılı olabilir mi?

Bana göre insanda potansiyeler sonsuz, bununla birlikte de her kişinin fıtratı gereği ilgi alanı var. Mesela bugün sizinle koçluğu konuşuyorum, kadim bilgiyi ve nefesi. Başka biride başka bir ilgi alanından bahsedebilir. İnsanların potansiyeli sonsuzdur ve sınırsızdır. Fakat kendi fıtratında uygun bütüne hizmet edeceğiniz ne ise onu yaparlarsa başarılı olabilirler.

IMG 20200621 WA0068

Myfullness ne demektir ve ne gibi eğitimler orda alıyorsunuz ve bu eğitimlerde neler öğreniyorsunuz? Bize bir teknik örnek verebilirmisiniz?

Sekiz haftalık bir eğitim dikkatini yönetebilme yöntemidir. Yani gelen düşüncelerin geçmesine izin vererek, her ne yapıyorsan o anda kalabilmektedir. Zihin sizi başka başka yerlere götürür ya geçmişe takılırsınız ya da geleceğe. Geçmiş ve geleceğe gittiğimiz zamanda değiliz. Anda değilsek ne yaparsak yapalım o anda o işten pek verimli olamayız. Örneğin derste oturan bir öğrenciyi düşünün kendini derse ne kadar verebilirse, konsantre olabilirse o kadar verimli olabilir. Konsantre bozukluğu olan kişi veya kişilerde dikkati nazikçe direnmeden, zorlamadan anda kalabilmeyi öğretiyor.

Teknik olarak örnek verecek olursam, sakin kalarak meditasyon yaparak anda kalmayı öğrenebilirler. Oturduğumuz yerde sakince nefes alıp vererek, gelen düşüncelere izin verin ve bu meditasyonlar esnasında da şunu fark ediyorum. Bu esnada şunlara dikkat etsinler, düşünceler ne kadar geliyor ve ben düşüncelere ne kadar takılıp gidebiliyorum ve ne kadar anda/ şuanda nefesimi kontrol edebiliyorum? Nefesini kontrol etmek, yani gelen nefesi ve çıkan nefesi kontrol edebilmek. Tüm uzuvlarımı hissederek, şuan sandalyede oturuyor ve sizinle konuşuyorum; ne kadar bu anda kalabilirsem o kadar verimli olurum. Myfullness meditasyonları ile zihinlerini kontrol ederler. Aslında kimseye bir şey öğretmiyorsunuz, insanda her şey zaten mevcut. Sadece fark ediyor insan.
Bu eğitimde, nefesle, düşünce ile bedenle o anda kalmayı meditasyonlarla sağlamayı sekiz haftalık bir eğitimle öğreniyorsunuz. Gelen düşüncelere ve resimlere izin verdiriyoruz, yani direnmiyoruz, ‘Neden ve niçin geldi?’ diye sorgulamıyoruz. Bir resim geldi bırak düşünce ile geçsin. Gelen düşünceye izin versinler, anda kalsınlar, nefes alış - verişlerine odaklansınlar, tüm bedensel uzuvlarına, oturdukları sandalye ye, yer, halıya vs. odaklanmalarını desteklerler. Bizde bu çalışmalarla onlara bunu başarmalarını ve anın farkında olmalarını öğretiyoruz.

Her Yaşam Koçuna sorduğum bir sorum var. Bu soruyu sizede sormak istiyorum. Kimler Yaşam Koçu olabilir ve isteyen herkes bu eğitimleri alabilir mi?

Bana göre herkes olabilir. Sınırlama yok, bununla birlikte herkes layıkıyla ve özünden yapabilir mi bunu bilemiyorum. Buna herkes kendi karar verebilir ve isteyen herkes bu eğitimleri alabilir.

Peki herkes olabilirse bu konulara hakim olmayan ve kişilik olarak uymayanlar topluma ve kişilere nasıl hizmet verebilir? İnsanları yanlış da yönlendirebilirler. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Her alanda olduğu gibi binlerce eğitim alanlar var. Örneğin birçok doktor var, her doktor iyi ya da değil bilemeyiz. Eğitimi alabilirler, ama dediğim gibi layıkı ve hakkı ile yapabilirmi o insanın kendi gelişimine bağlıdır. Bazı şeyler iki günde büyür, iki günde ‘Yaşam Koçluğu’ eğitimi veren mekanların olduğunu duyuyoruz. Yani insanlar kendilerine sorsunlar, ‘Ben iki günlük eğitimle insanlara ne verebilirim?’. Kendilerini dönüştürmeden, kendi hatalarını görmeden, kendi korkularını aşmadan ve kendi yanlışların ile yüzleşmeden bir katkı sağlayamazlar. Ben Yaşam Koçu oldum, bende her şey muazzam, işte ben herkesten farklıyım yolculuğu değildir.
Herkes aldı, bende bu eğitimi alim yolculuğu asla değildir. Kendin de mevcut olanları fark ederek, dönüştürmek için bu yolla çıkmalı ve kendinde ise yaradığını gördükçe de yollar açılır.

Birçok insan Yaşam Koçlarına şu soruları soruyorlar; Siz Yaşam Koçusunuz peki neden kendi hayatınızda her şeyi düzeltemiyorsunuz ya da sizin yaşamınız neden o kadar düzende değil? Evrende bolluk ve bereket varsa, siz neden bolluk içinde yaşamıyorsunuz? Siz bu sorulara bir Yaşam Koçu olarak ne söylemek istersiniz?

Bakın, bu bir madde dünyası, bir madde aleminde yaşıyoruz. Burda bir şeye değinmek istiyorum. Ben bu eğitimleri aldım artık hiç üzülmüyorum, hiç kaygılanmıyorum ve artık hiç sıkıntı yaşamıyorum dersek doğru olmaz. Öyle bir durum yok.
Fakat bizlerde bir düşünceye takıldığımızda, bir şeye üzüldüğümüzde bunun nerden geldiğini, beni huzursuz eden ne diyerek cevaplarını bularak yaşadığım anda şükre geçiyorum. Şükürde olmak, yani bu bir kendini bilmek ve bulma yollu ise paralar bana akarsa çok mutlu olacağım diye bir şey yok. Yeryüzünde yaşayan zengin ve fakir herkes bu madde aleminde yaşıyor. Biz bunların hepsinin çok mutlu olduğunu söyleyemeyiz. Bence her şey dengede, asıl olan en büyük zenginlik sağlıklı bir bedene ve ruha sahip olmaktır. Şükürde yaşamayı öğreniyoruz. Zaten siz bu yaşamın farkında olursanız ve farkında olarak yaşadığımız her an zaten her şeye sahipsinizdir. Elbete bende üzülebilir, kaygılanabilirim bu madde aleminde yaşıyorum. Fakat bu duyguların gelmesine ve geçmesine izin veriyorum.


Bütünsel yaşam diyoruz, bu dünyanın içinde iyi ve kötü dediğimiz olgular var. Bütün yaşananlar bize göre iyi ve kötü. İnsanın dünyası alt üst olabiliyor bazen, alt tarafın üstünden daha iyi bilemiyoruz. Müsade etmek, kabule geçmek, şükürde olmak ve seyretmek gerek. Yani hayat bir seyri süluk. Yani seyretmek kah yeryüzüne çıkmak, kah yeryüzüne inmek ve seyretmek. Hiçbir korku, endişe, kaygı ve yetersizlik size ait değil. İnsan denilen varlık sonsuz ve sınırsız potensiyelere sahip bir varlıktır. Sizde kimin misafir olduğunu lütfen hatırlayınız?

Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz? Başarılı olmak isteyen, fakat buna cesaret edemiyenlere ne önerirsiniz?

Korkularınızı sizin yerinize sizden başka hiç kimse aşamaz. O korkular sizden kaynaklı. Sizin düşüncelerinizden ve korkular size ait değildir. İnsanoğlu öz bir varlıktır. Yaradanın saf ve temiz ışığıdır. Bülent hocamızın dediği gibi sonsuz ve sınırsızdır. Diğer gelen korkular, endişeler ve kaygılar bunlar bize ait değildir; öğretilmiş davranışlardır. Bizim kaydetiğimiz ya da görerek öğrendiğimiz davranış şekileridir. Bunlardan özgürleştikçe fark ediyor olacağız. Dışarıda bunu hiç kimse size öğretemez. Sadece size hatırlatabilir. Sizler sadece korkularınızın üzerinden geçebilirsiniz ve bu mümkün. Her zaman bir çıkış yollu vardır.

Bir çoğumuz bu korkularımızı nasıl yeneceğimizi bilmiyoruz. Bu korkuları yenmeleri için bir öneriniz var mı?

Önce korkularını fark edebilirler, ‘Neden korkuyorum, bu korkuları aşarsam ne olur ve nasıl aşabilirim?’ Konusunda biz yaşam koçları varız. Artık dünyanın her yerinde yaşam koçları var ve çoğalan bir hizmet dallı. Bir yaşam koçuna başvurabilirler. Bizlerde korkularımızı aşarak yol aldık.
Yol kendiliğinden gelir. Amacım fayda gördüm ve fayda sağlamaya vesile olabilmek. Yolumda bana aynalık eden güzel insanlara teşekkür ederim. YOL’ a ve YOL’ a çıkarana şükürler olsun...

 

5.07.2020 (Haber Merkezi)