BİZ NEDEN BÖYLEYİZ...

Cevdet Ünüvar

BİZ NEDEN BÖYLEYİZ...

6 ay önce gittiğim Almanya seyahatimde çok şaşırdığım bir durum, beni oldukça müteessir etmişti.Tüm Almanlar birbirlerine tebessüm ederek günaydın diyor, merhaba diyor, iyi akşamlar diyordu.Oysa Almanlar için, soğuk bir ülke; kaba konuşur, çok da etrafı ile oralı olmazlar sanıyordum. Yanıldım, özür diliyorum (!)
Sanayi ve teknoloji ülkesinde sanılanın aksine ellerde çok da teknolojik telefonlar, ipad’ler, dahası tırlatmış derecede kullanım görmedim. Hoş, internetleri de Türkiye’nin fersah fersah gerisinde ya, bunu da demiş olayım(...)
Konumuza gelirsek...
İnsani tüm değerlerde ülke olarak biz çok iyiyiz derken, son yıllarda uğradığımız insani erozyon, mış gibi hayatları beraberinde getirdi.
Yokken varmış gibi davranmak, sever gibi gözüküp arkadan çekiştirip karalamak; olmamış işleri yapmış gibi satmak...Her başarıya sahip çıkıp, her başarısızlığı başkasına havale etmek gibi...
Başarısızlığı reform gibi, hırsızlığı dürüstlük gibi satmak...Kolaycılık, her türlü fırıldaklıkla zengin olmayı dürüstlüğe tercih etmek(!) Siyasi müptezelliği her şartta, her yerde, sırf partisi diye inatla savunmak.
Cek-caklı bir konuşma ile taahhütlerde bulunmak, yapamayacağı onlarca işi, “hallederiz” deyip ortalıkta bırakmak. Aramayıp, sormayıp, gördüğünde; “Bende seni arayacaktım, çok değerli arkadaşım aklımdaydın biliyor musun” demek. Yalanı sıradanlaştırma palavracılığı. Menfaati varsa çirkin olan her şeye güzel deyip, methiyeler dizmek; rakibi görünen herkesi de tukaka edip karalamak son dönemin en revaçta ayıplarından...
Yediğini herkese göstermek, bildiğini herkese duyurmak; sır saklamamak, mahremini herkesin görmesi, sıradan ayıplarımızdan oldu artık.
Anasını babasını çatmada, çardakta oturtup, izbe bir yere layık görüp, kendisine ölçüsüz görgüsüzlükleri reva görmek. Aşağıda yazlık, şehirde kışlık, yaylada yaylalık, bağlık evler...Sığamaz olduk. Buldukça azdık, azdıkça aldık...
Araba gösterişleri mi dersin, tapular sunmalar mı dersin; aldığını sattığını herkeslere duyurmalar mı dersin...Çok garip ki,bunlar normal sayılan “anormallerimizden” oldu.
En güzel kıyafetleri giyip, parfümleri sıkıp, küfürlü muhabbetin en pespayesini yapmak da geldiğimiz son radde, son durum...
Herkesi varlığıyla bir yere koyup, servetiyle tartmak insanlık mı sizce...
İlerliyoruz derken hep geriye gidiyoruz diyeceğim de, eskiden ne çok medeniymişiz diyor,düne ayıp eklemiyorum...
Allah sonumuzu hayır etsin; freni patlamış bir nesil gibiyiz, toparlanmazsak yok olacağız...
20 gigabaytlık bir neslin, bir fişlik ömrü olur.
Kendimize gelelim, samimi olalım...

27.06.2020 (Cevdet Ünüvar)

DİĞER YAZILAR

BAMBAŞKA BİR GECEYDİ! PENÇE KARTAL’I BİR YERE NOT DÜŞÜN...

KÖY HAYATI...